Modüler Saat Mimarisi: MB&F HM12 ve Saatin Yeniden Tanımı
Saatçilik, geleneksel olarak bir kasaya bir hareketin sığdırılması sanatıdır. MB&F (Maximilian Büsser and Friends), bu tanımı 20 yıldır zorluyor ve HM12 The Guardian ile birlikte tamamen yıkıyor. Bu saat, bir wristwatch (bilek saati) olmaktan çıkıp bir robotun başına dönüşebiliyor - ve bu dönüşüm, saatçiliğin sınırlarını yeniden çizen bir mimari deney haline geliyor.
HM12 The Guardian, MB&F'nin üçüncü on yılını açan eser olarak konumlandırılıyor. Proje, markanın 20. yıl dönümü için planlandı ancak kapsamı genişledi, komplekslik derinleşti ve nihayetinde 4 yıllık bir geliştirme sürecinin sonunda ortaya çıktı. Bu, bir dönüm noktası eseri olduğu kadar, markanın geleceğine de bir köprü: HM12, MB&F'de ilk kez legendary designer Eric Giroud'un olmadığı bir Horological Machine olarak öne çıkıyor. Bunun yerine, Maximilian Büsser ve Maximilian Maertens ikilisi - "Max and Max" - bu projeyi birlikte tasarladı ve Maertens'in markanın gelecekteki creative director (yaratıcı yönetmen) pozisyonuna geçişinin ilk adımı oldu.
Saatin kendisi, bir robotun başı olacak şekilde tasarlandı. Ön yüzü, bir yüzü andıran bir kompozisyon sunuyor: jumping hours (atlama saatli) göstergesi sol göz konumunda, trailing minutes (kayıp dakika) göstergesi sağ gözde, MB&F'nin imza battle-axe (savaş baltası) şeklindeki double-sided micro-rotor (çift taraflı mikro rotor) ağız konumunda ve flying tourbillon (uçan turbiyon) beynin pozisyonunda. Bu, fonksiyonların anatomik metaforlarla eşleştirildiği bir tasarım dili.
HM12'nin en yenilikçi özelliği, "face shield" (yüz koruyucu) komplikasyonu. Sol taraftaki crown (kurma kolu) üzerinden kontrol edilen bu sistem, iki koruyucu panelin doğrusal ve sürekli bir şekilde hareket etmesini sağlıyor. Kullanıcı, robotun yüzünün ne kadar açık kalacağını tamamen kontrol edebiliyor - tam görünürden tamamen kapalıya kadar her pozisyonda durabiliyor. Crown, declutching (otomatik ayrılma) mekanizmasına sahip: paneller stop noktasına ulaştığında kol otomatik olarak ayrılıyor ve mekanizmaya zarar gelmesi önleniyor.
Bu koruyucu mekanizma için 200'den fazla parça ayrılmış - bu, birçok kompleks mekanik saatin toplam parça sayısından fazla. Mekanizma, zaman tutan kısımdan tamamen bağımsız çalışıyor ve paralel olarak ayrı bir mühendis tarafından geliştirildi. İçinde chaton (taş yatağı), cilalanmış tekerlekler ve inward angles (içe açılar) gibi haute horlogerie (yüksek saatçilik) finisaj teknikleri kullanılıyor - ancak bu teknikler, tamamen fonksiyonel değil narratif (anlatısal) bir amaç için var.
HM12'nin 646 komponent (parça) ve 86 jewel (taş) içeren in-house (kendi üretimi) otomatik hareketi, 84 saatlik power reserve sunuyor. Hareketin ön yüzü futuristikken, arka yüzü klasik saatçilik dili konuşuyor: el ile finisajlanmış bridges (köprüler), grained mainplate (taneli ana plaka) ve Kari Voutilainen ve ekibi tarafından guillochage uygulanan curved (kavisli) arka rotor. Guillochage'nin düz değil kavisli, spherical (küresel) bir yüzeye uygulanması, bu tekniğin zorluk seviyesini gösteriyor.
"The Guardian" adı verilen robot gövde, L'Epée 1839 tarafından üretildi ve 755 komponentten oluşuyor. Bu, bir saat standı değil - saatin gövdesi. HM12, quick-release system (hızlı çözme sistemi) ile strap (kordon)dan ayrılıyor ve robotun başına clipping system (montaj sistemi) ile takılıyor. Kordon, robotun kaidesindeki gizli bir çekmeceye saklanıyor. Robotun göğsünde mekanik bir termometre bulunuyor. Bir kolunda, saatin 1.500'e yakın komponentini yakından incelemek için bir magnifying glass (büyüteç) içeren bir kalkan; diğer kolunda, Super-LumiNova aplikasyonlarını aktive etmek için detachable UV torch (çıkarılabilir UV el feneri) taşıyor.
Toplamda 1.500 komponentten oluşan bu sistem, üç renk edition (versiyon) - blue (mavi), green (yeşil) ve purple (mor) - olarak 12'şer adet, toplam 36 adet üretildi. Fiyatı 280.000 İsviçre frangı. MB&F, bu saatten daha fazla üretmeyeceğini açıkça belirtiyor - 36 parça satıldıktan sonra HM12 tarih olacak.
Modüler saat mimarisi konsepti - saatin gövdeden ayrılabilmesi ve başka bir gövdeye takılabilmesi - saatçiliğin yeni bir yönünü işaret ediyor. Bu, saatin tek bir forma hapsedilmediği, kullanıcının nesneyle etkileşimini tasarımın merkezine alan bir yaklaşım. Niche (niş) ve yüksek konseptli olsa da, bu tür deneyler saatçiliğin sınırlarını genişletiyor ve "bir saat nedir?" sorusunu yeniden soruyor.
Kaynaklar
- MB&F HM12 The Guardian - Resmi Sayfa: https://www.mbandf.com/machines/mbf-machines/horological-machines/hm12
- Time and Tide - MB&F HM12 The Guardian Introducing: https://timeandtidewatches.com/mbf-hm12-the-guardian-introducing/
- Hodinkee - MB&F HM12 The Guardian Live Pics: https://www.hodinkee.com/articles/the-mbandf-horological-machine-hm12-the-guardian-is-the-robot-and-watch-combo-of-your-dreams-live-pi
- WatchPro - MB&F Distils Art And Horology Into HM12: https://www.watchpro.com/mbf-distils-art-horology-into-hm12-guardian/
- Worn & Wound - Max Maertens Creative Process: https://wornandwound.com/max-maertens-dishes-on-his-creative-process-in-designing-the-new-hm12/